Kim Olduğumuzu Onlar Söyleyecek!



Ya haddimizi bilmiyor oluyor, yada çok alçaktan uçuyoruz. Türk futbolu aslında hiçbir zaman nerede olduğunun farkına varamadı. Dünya 3.lüğünü küçümserken, dengimizin aslında çok alt seviyelerdeki takımlar olduğuna inananlardık. Zaten futbol stilimizde böyle bir çelişki içinde yer aldığından dolayı da, futbolumuz sadece "kaos" üzerine kuruluydu.

Anlık performanslar, anlık tetikleyici olaylar ile sahaya çıkıp kazanan yada kaybeden olduk. Sırf bu yüzdende, kendi hakkımızdaki gerçeğin ne olduğunu bilemedik senelerce ve hala bilmiyoruz. Hiddink'in açıklamalarında, sürekli bahsettiği Almanya'nın bizim dengimiz olmadığı ve haddimizi bilerek oynamamız gerektiği konusu sonuna kadar doğruydu. Peki ya dengimizin altı olan veya dengimiz dediğimiz takımlara karşı takındığımız tavır nasıl açıklanmalıydı? Grubun en zorlu rakibi ile oynanacak maçı, kader maçı haline getirmek ve daha sonra Almanya'nın bizim çok üstümüzde olduğunu kabullenmemiz gerektiğini beklemek. Türk milleti açısından fazlaca hayalperest yaklaşım olsa gerek. Hiddink'in kadro seçimleri, oynattığı futbol, yapmak istedikleri veya Türkiye'nin kendi şartları... Çok fazlaca üzerinde durulup, sayfalarca yazı yazılır, günlerce üstüne tartışılabilir. Ancak Türkiye asıl kader maçını ve hatta maçlarını, Almanya maçı öncesi oynadı. Avusturya ve ikincilik koltuğuna adaylıkta ki en büyük rakibi Belçika maçları Türkiye'nin asıl kader maçlarıydı.

Eğer Almanya dengimiz değil ve yenme ihtimalimiz olsa bile çok düşük şeklinde bir düşünceyi  kabul ediyorsak, Türkiye oynadığı Belçika ve Avusturya maçında elindeki en büyük kozu kullanmak zorundaydı.  Her iki maçta da beraberliğe kilitlenmek, yenme ihtimalimizin fazlasıyla olduğu her iki maçı da rölantide oynayıp Almanya maçını kader maçına çevirmek sahada yapılanlardan daha büyük bir yanlıştır.  

Bu açıdan bakıldığında Türkiye, ikinci sırayı Almanya maçında yenilerek değil Belçika ve Avusturya deplasmanlarında berabere kalarak kaybetti.  Ne yazıkki bunun nedeni de, yazının başından bahsettiğim seviyemizin ne olup, ne olmadığı hakkındaki karmaşamızdan kaynaklanması. Almanya’nın  altında, Belçika ve Avusturya’nın üstünde, aslında hiç kimsenin oranın neresi olduğunu bilmediği bir Milli Takım tanımlaması çizdik kendimize. Şimdi ise hakkettiğimizin ne olduğuna yine başkaları karar verecek.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder